Türk Antrenörleri Asaletini Tescil Edemedi.
  • Türk futbolunda yaşanan Teknik Direktör ve Antrenör kıyımı kanayan bir yara haline gelmiştir. Türk futbolunun bu olumsuz durumdan kurtulması için Türkiye Futbol Federasyon’un acil önlemler alması artık kaçınılmaz hale gelmiştir...

    Ekleme: 08-03-2016 Bu Haber 805 kez okundu.

    Futbol takımlarının başarılarında kulüp yönetimlerinin, futbolcuların, taraftarların, medyanın etkisi olduğu gibi teknik direktör ve antrenörlerinde büyük bir etkisi olduğu bilinmektedir. Teknik Direktörlerin teknik ve taktik bilgileri, iletişim ve yönetim becerileri, psikolojik yapıları, inanç ve değerleri, heyecan ve motivasyonları takımların başarısına etki eden başlıca faktörlerdir.      

     Sonun başlangıcı…      

    Ancak, Dünyadaki birçok futbol takımı, yaşadığı bir başarısızlık durumunda ilk iş olarak teknik direktör değişikliğine gitmektedir. Bu değişiklik neticesinde başarısızlığın sona ereceği ve kısa sürede başarılı sonuçların geleceği düşünülmektedir. Aslında bu yaklaşım sonun başlangıcını hazırlayan düşünce tarzıdır. Çünkü 1959 yılında başlayan Profesyonel Futbol Ligi tarihinde, sezon ortası teknik direktör değişikliği yapıp şampiyon olmayı başaran bir takımın olmaması da bunun en büyük ispatıdır.    

     Kulüplerin kurumsallaşma yetersizliği…    

    Ülkemizde de Teknik direktör değişikliği, son dönemlerde çok sık görülen bir durum haline gelmiştir. Futbolda profesyonelliği benimseyememiş, kurumsallaşmasını tamamlayamamış kulüplerin, doğru ve etik olmayan bu tür spor dışı çözüm yollarını daha çok benimsedikleri görülmektedir. Özellikle Ülkemizdeki futbol takımlarının yöneticilerinin büyük bölümünün, futbolun içinden gelmemeleri ve yeterli yönetim vasfına sahip olmamaları da, bu davranışın arkasındaki önemli etkenler arasında yer almaktadır.    

    Türk antrenörleri asaletini tescil edemedi…    

    Yöneticiler kulüp içinde yaşanan bir başarısızlık durumunda ilk iş olarak teknik direktör ve antrenör değişikliğine gitmektedirler. Yapılan bir araştırmada; şampiyon olan takımların teknik direktörlerinin 4’ünün Türk, 6’sının yabancı olduğu, şampiyon olan takımların toplam 26, buna karşın küme düşen takımların da toplam 94 teknik direktörle çalıştıkları bunlarında %90’nın Türk, %10 ‘nun yabancı olduğu tespit edilmiştir(angelfire.com). Bir başka araştırma verilerine göre, Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de son 2 yılda en az teknik direktör değişikliği yapılan ülkenin 6 değişiklik ile Almanya , en fazla teknik direktör değişikliği yapılan ülkenin de 24 değişiklik ile Türkiye olduğu belirlenmiştir. Bu verilere göre Türkiye’de teknik direktörlerin takımlarda çalışma süresi 1 yıldan bile azdır (0.9 yıl) (Ulagay, 2005).       Bu veriler Türk antrenörünün değersizleştirildiğinin en büyük kanıtıdır.      

    Başarının anahtarı istikrarda…    

    Hepimizin bildiği gibi çözüm; istikrardan geçmektedir. Futbol kulüplerinin bütçelerine, hedeflerine ve yapılarına uygun teknik direktörlerle uzun süreli çalışmalar yapmaları, başarılarının kalıcı olmasını sağladığı bir gerçektir. Bu durum Türk futbolunun gelişiminde olumlu etki yaratacaktır.     Ayrıca Ulusal ve Uluslararası arenada nitelikli antrenör yetiştiremeyen ve onların teknik direktörlük yapabileceği ortamları yaratamayan TFF ve TÜFAD, konumlarını ve olaya bakış açılarını tekrar gözden geçirmek durumundadırlar (Çol, 2006).    

    *Not: Bu yazı çeşitli kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır…

WHATSAPP İLETİŞİM HATTI
0505 034 1965
Reklam Alanı
HABERLER
 
© 2017 Tüfad İstanbul
Bu sitenin tasarımı ve kodlaması Bahadır Yagan'a aittir.